Yazamıyorum uzun zamandır …Kalbim gibi kalemimi de kırdı vefasızlar
Kalemim bir yandan Kalbim bir yandan küstü bana
Anlatamıyorum kendimi anlatsam da ne olacak sanki anlayanı olmayınca insanın konuşacak sözü de olmuyor..Kelimeler bile düşman oluyor sanki
insan kendi elleriyle göz yaşını sildiğinde anlıyor yalnız olduğunu kalabalık içindeki yalnızlığı
üzülmüyorum aslında duvarlara yazıyorum camlara yazıyorum kalbime kazıyorum nefretle
Hayattaki en ufak mutlu olma ihtimalimi bile çok görenler dünya sizin olsun bende benim
boş sokak aralarında kalmış gibi gençliğim …Çıkışı olmayan kapılar ışığı yanmayan evler gibi yüreğim
Hani suçun olmasa da birini incitmişsin gibi hissedersin ya öyleyim işte sanki dünyadaki bütün cinayetleri ben işlemişim yada birini merdivenden itmişim…
sanki bir salıncak kurmuşum dalını kırmışım yeşeren umutların..
neydi yüreğimize yazıp ta yaşayamadıklarımızın adı sevgi mi yada özlem kim bilir belki de acı bir bekleyiş
anlaşılan bizim gemimiz hiç bir zaman ulaşamayacak o limana demir alamayacağız mutluluğa hırçın bir fırtınanın önünde kaybolup gideceğiz sonsuzluğa bekleyenimiz olmasa da o kıyıda belki çıkarız umuduyla sen yinede umudunu kaybetme ….Demek isterdim aslında kendime, avuturdum yüreğimi
Gerçeği görmek lazım askında ne kadar çırpınırsan çırpın gidecek ne liman ne de bir bekleyen var …
bırak yüreğini karanlık sulara, gidebildiği kadar gitsin sonsuzluğa
hoşça kal diyenimiz olmasa da elvedalarımız çok olur hayatımızda…
Yazan: Nazan ÇAĞLAR


1 comment
Kaleminize sağlık. “elvedalarımız çok olur hayatımızda…”..