Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu

Genel Yazarlar
Paylaş ;

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu, son derece önemli akademik, sosyal ve psikiyatrik sorunlara yol açabilen ve olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilen bir hastalıktır.

Toplumda görülme sıklığı %5-7 gibi çok yüksek orandadır, çocuklukta başlayıp %60-70 oranında, yetişkinlikte de devam edebilen bir rahatsızlıktır. Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olanların olmayanlara göre okulu bırakma oranı %40, üniversiteyi tamamlama oranı %5, çok az ya da hiç arkadaşa sahip olmama oranı %70, iş yaşamlarında düşük performans oranı %70, antisosyal aktivitelerle ilgilenme oranı %50, sigara ve madde kullanma oranı çok yüksektir, yetişkinlik döneminde depresyon oranı %30 ve kişilik bozukluğu gösterme oranı %25’dir. Tüm bu yaşanan ciddi sonuçlara rağmen çalışmalar gösteriyor ki; Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu olan kişilerin yarısından azı tedavi olmaktadır.

Dikkat eksikliği olan kişi, detaylara dikkat etmez, sürekli hata yapar, dikkatini korumada sıkıntı yaşar, dinlemez görünür, verilen komutları izlemede güçlük çeker, organizasyon sorunu yaşar, yoğun düşünme gerektiren işlerden kaçınır ya da bu işleri yapmaktan hoşlanmaz, eşyalarını kaybeder, dikkati kolayca  dağılır ve günlük işlerini unutur. Hiparaktivite sorunu yaşayan kişi ise, durduğu yerde duramaz, elleri, ayakları kıpır kıpırdır, uzun süre aynı yerde oturmada sıkıntı yaşar, çocukken koşar ya da tırmanır, yetişkinken yerinde duramaz, sessizce bir şeyle meşgul olmada sıkıntı yaşar, motor takılmış gibi veya düz duvara tırmanırcasına hareketlidir, çok konuşur, karşıdaki kişi sorusunu bitirmeden cevabı yapıştırır, bekleme gerektiren ya da sırayla yapılan işlerde sıkıntı yaşar ve başkalarının sözünü keser.

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu teşhisi konulabilmesi için yukarıdaki belirtilerden 6 ya da daha fazlasının olması gerekmektedir. Ancak kesin teşhis ve tedavi çocuk psikiyatri kliniklerinde uzman hekimler tarafından konularak tedavi altına alınmaktadır. Hastalık belirtilerinden bir kısmı çocuğunuzda sürekli görülmeye başladığında hiç vakit kaybetmeden hekiminize başvurun.

2 Nisan Otizm Farkındalık günü , tüm toplumu sadece 1 gün değil 365 gün otizm hastası ve adayı olanlara saygı ve özel ilgi göstermeye davet ediyorum. Herşeyin başı sağlık, kalın sağlıcakla.

Tagged

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir